Drink&Travel

Münih

DSC01312

Başlamadan önce, bu yazılarımda gittiğim yerleri, şehirleri yeniden keşfettiğimi iddia etmiyorum. O yerlerin tüm özelliklerini bildiğim de söylenemez. Ancak kendi perspektifimden sizleri orda olma duygusu içine sokabileceğimi düşünüyorum. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum.

         Bugün biraz Münih’ten söz edelim. Münih… Almanya haritasına baktığınızda doğu-alt kısımda bulunan, zengin Bavaria bölgesine bağlı bir şehirdir. BMW, MAN gibi otomotiv markalarının çıkışı bu bölgedir. Bölge insanları orta-yüksek zenginlik sınıfındadır. Demem o ki burada yaşayanlarda para var. Bu zenginlikten dolayı Münih ve çevresi görülmeye değer temizlikte ve düzendedir. Sokaklar bal dök yala derler ya, bal döküp deneyebilirsiniz. Ama dikkatli olun, Münihte yerleri kirletmek yasak. Balı yalamayı planlarken dendinizi polis jopunu yalarken bulabilirsiniz.

         Münihte binalar 100 metreden yüksek olamaz. Nedeni adını unuttuğum fakat kısaca ‘’şeytanın kilisesi’’ dediğim kilisenin çan kulesi. Bu kulenin görünümünü kapatmamak için binalar 100 metreden alçak tutuluyor. Kiliseye şeytanın kilisesi dememin sebebi, rivayete göre kilisenin mimarı kiliseyi inşaa etmek şeytan ile bir anlaşma yapış. Mimar şeytandan benzersiz bir kilise yapmak için yardım istemiş. Şeytan ise kabul edeceğini fakat kilisenin içinde cam bulunmamasını istemiş. Camsız bir yapı dönemin şartlarına göre imkansız gibi görünüyordu. En başta koca kiliseyi aydınlatmak zor olurdu. Mimar üstün bir ustalık ve perspektif bilgisi ile camları payandaların arkasına saklamayı başarmış. İçeriden bakıldığında görünürde camlardan eser yoktu fakat oradalardı. Şeytan bunu anlamakta gecikmedi ve anladığında çok sinirlendi. Kilisenin zeminine sağlam bir ayak darbesi vurdu. Bugün bile kiliseye gittiğinizde sözde ayak izini girişin hemen solunda görebilirsiniz.

Eğer şaşırırsanız ses çıkarmamaya özen gösterin. Çünkü kilisenin içinde ses çıkarmak yasak.

         Münih aynı zamanda biranın baş kenti de denebilir. Meşhur october fest in düzenlendiği şehirdir Münih. Aynı zamanda merkezde hitlerin gittiği birahaneyi de görebilirsiniz. Temiz ırk çalışmalarına burada başladığı söylenir.

DSC01322

(en büyük birahane)

Merkezde bir diğer ilginç yapı ise cücelerin dans ettiği saat kulesi. Fakat dans kelimesinden çok şey beklemeyin, sadece her saat başı 360 derece dönen cüceler bunlar.

         Futbol meraklıları şehre 20 dk uzaklıktaki alianz arenayı da görmeli derim ben.

         Bitirirken, yazdıklarım gördüklerimin sadece 4 te 1 i. Niye her şeyi yazmadın derseniz, sizlere gittiğinizde ilk defa duyabileceğiniz şeyleri de bırakmak istedim.

         Unutmadan, münihin sokak aralarında çok güzel barlar, mekanlar bulunmakta. Özellikle modern yunan tavernalarını deneyin derim. Neden yunan tavernası derseniz, bilen bilir, Yunanlıların çoğu şeyini severim. Başta müziğini, ouzo sunu ve dansını. Her ne kadar dans etmeyi beceremesem de bir iki kadeh ouzo dan sonra bunun bir önemi kalmıyor inanın ki.

         Bir diğer yazıda görüşmek üzere…

DSC01315

(saat kulesi)

                                                                                        -Mert Topaloglu